Karabük Beşbinevler Doğum ve Çocuk Hastanesi Haberimizde doğrulama

Posted in Sağlık, Vitamin İ on 9 Kasım 2007 by karabukgercekhaber

‘Karabük Beşbinevler Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekimi ile ilgili okur mektubu’ başlığı altında 4 Kasım 2007 tarihinde yayınladığımız haberde Yüksel Kurban’ın yargılanması konusunda bize ulaşan bilgiler sonucunda araştırmalarımızı birdaha ele aldık. Haberde yer verdiğimiz Başhekimin ‘yargılandı’ konusunda birçoğu kaynağa dayanan ve tastiklememize rağmen, yargılanmasının mahkeme sonucunda değil, 125/B yasasından Karabük Valiliğince disiplin-kınama cezasına uğradığını burada resmi evraklar ile birlikte okurlarımıza sunmak istiyoruz.

Haberin aslına ulaşmak için: ‘Karabük Beşbinevler Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekimi ile ilgili okur mektubu’

YAPTIĞIMIZ HABERLER ETKİSİNİ GÖSTERDİ

Posted in Karabük Gerçek Haber etiketler ile , on 9 Kasım 2007 by karabukgercekhaber

Yaklaşık bir ay önce yayın hayatına başlayan Karabük Gerçek Haber internet blog sitesi, yayın hayatına başladığı ilk günlerden itibaren tüm kamuoyunun dikkatini çekmeye başladı.
Sebebi ise hiçbir yerde yayınlanmayan haberlerdi.
Kimine göre bu haberler doğru, azınlık bir gruba göre ise deli saçması olarak değerlendirildi. Ama baştan da söylediğimiz gibi hiç bir basın yayın kuruluşunda izleyemeyeceğiniz, dinleyemeyeceğiniz ve okuyamayacağınız haberlere yer veriyoruz.
Yine söylüyoruz amacımız kimseyi karalamak değil. Hiç kimseyi hedef alarak yıpratmak da değil.
Amacımız kamuoyundan gizlenen gerçekleri duyurmaktır.
Karabük kamuoyunda bu site hala birçok kişi arasında hafife alınmayacak derecede panik yaptı.
Bu siteyi kim veya kimler hazırlıyor? Sorusuna cevap bulunmaya çalışıldı.
İlgili kimseler sitenin içeriğindeki haberlerden öte “ Acaba bu siteyi kim hazırladı.” Gibi arayışlar içine girdiler.
Sitenin içeriğindeki haberlerle ilgilenenler saf, temiz vatandaşlardı, ama bu siteyi kim hazırladı sorusuna cevap arayanlar ise “Acaba bizim açığımız ne zaman yayınlanacak.” korkusu ile hareket edenlerdi.
İlk zamanlar konuşulmayanları ve bağımlı medyanın yayınlayamadığı gerçekleri ortaya çıkarmak düşüncesiyle hazırlanan Karabük Gerçek Haber sitesi bir ihtiyacı ve gerçeği de ortaya çıkardı.
20 gün önce açılan bu site yaklaşık 5 bin kişi tarafından ziyaret edildi.
Demek ki beklenen bir ihtiyaca cevap veriliyor.
Biz bu sitede kim kiminle yatıyor, kimin kimle ilişkisi var gibi bel altı denilen haberlere yer verebilirdik.
Kızdığımız, sevmediğimiz insanlara veya kurumlara her türlü çamuru atabilirdik.
Farkındaysanız son hafta sitede haber akışı biraz yavaşladı.
Amacımız gerçekleri ama tamamen gerçekleri ortaya çıkarmaktır.
Bu gerçekleri belki bir belgeye ya da delillere dayandıramasak da bilinen gerçekleri ortaya çıkarmaktır.
Biliyoruz bir çok kişi bizi şerefsizlikle, korkaklıkla ve buna benzer ithamlar ile yargılıyor olabilir.
Kimliğimizi, ya da kimliklerimizi açıklamadığımız için.
Pekiii…
Şimdi şu soruyu kendinize sorun ve lütfen vicdanınız ile objektif bir cevap verin.
Bu siteyi yapanların kimlikleri belli olsaydı şu ana kadar istikrarlarını koruyabilirlerimiydi, ya da sonuçta ne olurdu.
Bu süreci belki yasa dışı olarak algılayabilenleriniz olabilir.
Ama yasa dışı hiçbir şey yok.
Gerçek dışı bir haber yapıldığı anda yasalara aykırı hareket edileceğini unutmayalım.
Ve haber alma hakkımızın da Anayasal bir hak olduğunu da unutmayalım.
Biz Türkiye Cumhuriyetinin evlatları olarak, bir şeyler yapma ihtiyacını duyduk. Ulu önder Atatürk’ün Bursa Nutkunda söylediği gibi.

ata_2.jpg Ama takdir edersiniz ki şu anda bataklıktaki yılanlar tarafından avlanmamak için kendimizi gizlenen bir kuşa benzetiyoruz.
Uzun lafın kısası;
Artık biz varız. Artık Karabük Gerçek Haber var.
Kamuoyuna yansıtılmayan gerçekleri ve yalnızca gerçekleri ortaya çıkaracağımıza dair buradan yemin ediyoruz.
Ve sizden bir ricada bulunuyoruz etrafınızda gelişen olayları bize gönderin ki, sesiniz duyulsun.
Haberlerimize yorum gönderin ki tepkisiz toplum olmaktan artık çıkalım.
Bu arada kapalı kapılar ardında tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan devletin parasını yemek için hesaplar yapanlarda ayağınızı denk alsın.
Artık bundan sonra, ne olursa olsun Karabük Gerçek Haber var.

Karabük Beşbinevler Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekim ile ilgili okur mektubu

Posted in Sağlık, İş on 4 Kasım 2007 by karabukgercekhaber
  • BİR OKUYUCUMUZDAN GELEN E-MAİL ÜZERİNE YILLARDIR GİZLİ KALAN BİR OLAY KAMUOYUNA YANSIMIŞ OLUYOR…
  • BAKIN BEŞBİNEVLER KADIN DOĞUM VE ÇOCUK HASTANESİ BAŞHEKİMİ DR. YÜKSEL KURBAN’IN NASIL BAŞHEKİM OLDUĞU YÖNÜNDE BU ZAMANA KADAR GİZLİ KALMIŞ AKLA GELMEYECEK BİR ENTRİKA…

Dr. Yuksel Kurban

Karabük Gerçek Haber’e bir okuyucumuz ilginç bir e-mail göndermiş. Hatta gönderdiği e-mail de resmi belgelerde var. İşte bir okuyucu mektubu ile bu zamana kadar gizli kalmış bir haber.

Karabük’te bazı basin mensuplarina bir yıl önce intikal edilmesine rağmen hiçbir gün haber olmadığı ifade edilmekte. Bu haberin yerine neden çevre haberi yapıldığını da hep merak ettiğini söylüyor…

Şimdi bakın bir doktor nasıl hastanın ağrılarını kesme yerine şeytanın aklına bile gelmeyecek bir ayak oyunu ile baş ağrısı oluşturuyor;

2007 Ocak ayı ortalarında (bizim elimize henüz yeni ulaşan) Karabük basınının bazı mensuplarına aşağıda gördüğünüz evrak ulaştırılıyor. Basit bir şekilde yazılan evrakın yanında Karabük Cumhuriyet Başsavcılığına ait bir dosya numarası olmasa belki de ciddiye alınacak bir okuyucu mektubu değildi.

Beşbinevler Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekimi Dr. Yüksel Kurban’ın 22. Dönem Karabük Milletvekili olan Hasan Bilir’in desteği ile başhekimlik koltuğuna oturduğu iddia ediliyor (karşılığı her ne olduysa). Tabii ki bunun altyapı hazırlıklarını Beşbinevler Kadın ve Doğum Çocuk Hastanesi başhekimi Yüksel Kurban, zamanın başhekimi olan Dr. Murat Şahin’e attığı çamur ile altını çizerek başlamış.

Bunu nasıl mı yapmış..?

Bir SMS mesajı gönderilir dönemin başhekimi Murat Şahin’e. Aynı hastanede görev yapan Dr. Ahmet Babacan’ın cep numarasının gönderici olarak girilip Murat Şahin’in cep telefonuna gönderilen mesaj bir hayli rahatsız edici bir içerik taşıyormuş.

Bu mesajın peşinden gelen olayları ise kimse tahmin edemez.

Kendi telefon numarasından mesaj gönderildiği iddia edilen Dr. Ahmet Babacan, Murat Şahin hakkında iftira’dan Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur. Murat Şahin’de Ahmet Babacan hakkında hem mesajı gönderdiğinden dolayı, hemde iftira attığından dolayı suç duyurusunda bulunur.

Ahmet Babacan’ın istenilen cep telefon kayıtlarında böyle bir mesajın gönderilmediği ortaya çıkar ve mesajı alan Murat Şahinin suçlu pozisyona düşer, ardından mesajı kendi kendine gönderildiği düşünülür. Murat Şahin hakkında açılan dava şahsiyetini küçük duruma düşürücü olmakla birlikte çevresinde saygınlığını yitirme ile uzun vadeli başhekimlik görevini kaybetmekle sonuçlanır.

Murat Şahinin başhekimlik döneminde yardımcısı ise Ahmet Babacan’ın kendisidir ve tesadüfler bitmez. Yüksel Kurban’ın başhekim yardımcılığını da uzun bir dönem Babacan yapmıştır.

Gelelim 2004 Haziran ortalarında gönderilen mesajın içeriğine, şimdi bu daha da küçük kafa ne yazmış veya yazdırmış: “Ne olursa olsun seni o koltuktan indireceğim. Bunu sen istedin. Bu benim boynumun borcu olsun.”

Böyle bir mesajı kim gönderdi veya kim gönderebilir? Aradan 2,5 yıl geçmesine rağmen Adını savcılığa ve basın mensuplarına gönderdiği dilekçe de gizlemeyen Akif Din’ adlı bir vatandaşın bu SMS’i gönderdiği ortaya çıkar. Aslında bu olayın gerçek yüzü de bu sayede olur. Bu SMS’i o zaman kayınbiraderi olan Yüksel Kurban’ın isteği üzerine gönderdiğini belirtir. O dönem Yüksel Kurbanın eniştesi olan Akif Din’ Karabük Gerçek Haber’e gönderdiği hikayede bakın neler demiş;

Akif Din: “28. Haziran 2004 tarihinde benden içeriği saçma olmasına rağmen kayınbiraderim olan Yüksel Kurban’ın isteği üzerine, kendisine güvendiğimden dolayı o mesajı gönderdim. Bunun arkasında büyük fesatlıktan ziyade geçici bir şaka olduğunu düşündüm.

Aslını öğrenince Karabük Cumhuriyet Savcılığına elinizde olan dilekçe ile bildirdim ve ilgili şahıslardan özür diledim. Yapabileceğim bu kadardı. Savcılığın sonradan bu olayı soruşturmaya yer vermediğine de bir anlam veremiyorum, çünkü iki mağdur var ortada.

Böyle bir mesajın gönderilmesinin yanlış olduğunu tabi ki biliyordum, ama Yüksel Kurban’ın bu olayı kötüye kullanacağını hiç düşünmedim. Cep numaraları bana tanıdık değildi. Hayatımda ne Murat Şahini, ne de Ahmet Babacanı görmedim. Bunu benden istediğinde o Karabük’te ben ise Ankara’daydım ve evinde olan birisine bu şakayı yapacağını düşünmüştüm. Murat Şahin ile sonraki konuşmalarımda bu olayın savcılık tarafından kapandığını öğrendim.’

Karabük Cumhuriyet Başsavcılığında hazırlık dosya numarası 2006/3932 olan bu olayın neden takipsizlikle sonuçlandığına da bir türlü anlam veremiyorum.”

Bir diğer ilginç konu ise bu haberin Karabük basınında neden yer almamış olmasıydı. Hatta bir diğer husus ise 2. Haziran 2002 tarihinde Yüksel Kurban’ın henüz 17 yaşında olan zeka özürlü hastasını dövüp bu olayı gören şahitliler eşliğinde yargılanmasına rağmen neden insanların hastalığını çözmesi yerine hastalık yaratmasına izin verilmesi. Birçok kaynak bazı kişilere sus payı verildiğini ve yukarıda bahsedilen eski AKP Milletvekili Hasan Bilir tarafından korunduğu yönünde iddialar oldu.
Almanya’da yaşadığını belirten Akif Din’in gönderdiği bu okuyucu mektubundaki resmi evrak:

mypicsav.jpg

Bu olayı okuyunca insanın aklına sadece şu atasözü geliyor:

Büyük kafalar proje ve fikirlerle, orta kafalar olaylar ile hadiselerle, küçük kafalar ise kişilerle uğraşır.

Acaba başka bir ülkede olsa bu şahıs mesleğini halen sürdürebilir miydi sorusunu sormaktan cekinmiyoruz. Allah bu ülkeye akıllı doktorlar versin, ne diyelim…

Ve tüm okuyucularımıza bir kere daha seslenerek; “Böyle gizli kalmış ve kamuoyunun bilmesi gereken yaşanmış olayları evrak ve deliller ile birlikte bize gönderin. Biz de yayınlayalım. Hiçbir şey gizli kalmasın.

YORUMLAR HAKKINDA…

Posted in Karabük Gerçek Haber on 28 Ekim 2007 by karabukgercekhaber

Karabük Gerçek Haber’e gönderilen yorumlarda dikkatimizi çeken en önemli unsur, okuyucuların yorumların yayınlanmıyacağı endişesini yazılarında belirtmeleridir.

Bu İnternet kanalını kullanarak – Freedom of Speech mantığı altında oluşturduğumuz imkanı okuyucularımızın yaptığı yorumlarda kısıtlamak istemiyoruz.
Yorumların içindeki eleştiri bize yönelik dahi olsa, bundan çekinmiyoruz.
Yorum moderatörlüğü kullanıyorsak bu sadece insan oğluna aykırı üslup ile gönderilen yorumları kısıtlamak içindir.
Bu Blog’un doğuşu, eksik bulduğumuz habercilikten ve kendisini ifade etmekte zorlanan insanlara bir imkan sunmak içindir. Bundan dolayı gönderilen yorumların ahlak sınırlarını aşmadığı sürece tamamı yayınlanacak ve diğer okurların buna çevap yazmasına imkan verilecektir. Bu mantığın doğru olduğuna, her geçen gün artan Pageview sayısı ve izleyebildiğimiz okurların çıkış noktasından inanıyoruz. Okurlarmız arasında Sağlık Bakanlıgından, Kardemir Karabük Demir ve Çelik San. ve Tic. A.Ş.’e kadar olması bunun ispatıdır.
Karabük Gerçek Haber yoğun ilgi ile karşı karşıya” altında yayınladığımız habere Ali Kılıç’ın gönderdiği yorumda büyük bir gerçeklik payı olduğundan burada tüm Karabük basınına şu çağrıyı yapmak istiyoruz:

  • Hüseyin arkadaşınız diye aranızda konuşup hakkında bildiğiniz yolsuzlukların unutulmasına izin vermeyin.
  • Ali ile alış verişiniz olduğu için susmayın.
  • Uğurun arabasını kullandığınız için mesleğinizi unutmayın!

Etrafta varolan/oluşan yolsuzluklar dururken belgesel izleyip, ‘çevre haberlerinden’ bıktık kapımızın önüne bakalım’ düşünçsi altında, ilk görev basına düşer fıkri ile artık kapımızın önünü temizleyelim.
Sermayesini çoğaltmanın her kesin hakkı olduğunu bilmemize rağmen toplumumuzun çıkarlarının zedelenmemesine izin vermeyelim.
Bu akrabamız Hüseyin, komşumuz Ali veya vefa borçumuz olduğu Yüksel dahi olsa.
Bakın okuyucumuz Ali Kılıç’ın yorumu şöyle:

ali kiliç dedi ki…
Karabük’de oldukca güçlü basın var fakat basın mensuplarımız kendi aralarında yapılan tüm yolsuzlukları teker teker isim vererek konuşuyorlar ..Bunları yazmaya gelince neden yazamıyorlar .

Adınızı koyarak yazmaktan çekiniyorsanız buyrun isminizi vermeden burda yazın .

Sanırım sayın yayıncı bunları yayınlamaktan çekinmeyecektir

ali kılıç

Pazar, 28 Ekim, 2007

KARABÜK’TE KOLAY PARA KAZANMANIN YOLU

Posted in Ticaret on 23 Ekim 2007 by karabukgercekhaber
  • Karabük’te para kazanmak çok kolay…
  • Hele kolay para kazanmak ise daha da kolay…
  • Nasıl mı?…

 

Öyleyse bakın nasıl kolay para kazanılıyor size anlatalım…;
Şimdi Kardemir A.Ş’den 100 Bin YTL’lik demir aldığınızı varsayalım. İyi, kötü bizde o kadar para olmaz ama… Hadi varsayalım. Bakın 100 Bin YTL nasıl bir hafta gibi kısa bir sürede en az 150 Bin YTL oluyor.
Alınan 100 Bin YTL’lik demir direk depoya gidiyor. Tabi depo güvenilir birisinin olması lazım. Yoksa mazallah sonra demirlerinize el konuluverir. Bunun örneğini yaşadık.
Her neyse…

Depoya giden demirleriniz pazarlamaya hazır duruyor.
Elinizde bir de 100 Bin YTL’lik demir fatura girişiniz var.
Yani, 100 Bin YTL’lik demir faturası çıkışı yaparak fatura kesebilirsiniz.
Hatta üzerine kar koyarak, biraz daha fazla fatura
kesebilirsiniz.
Karabük’de ve Türkiye’de fazladan demir faturasına ihtiyacı olan çok sayıda insan var.
Hatta Bin YTL’lik demir faturanıza 500 YTL veren bile olur. Çünkü o bin YTL’lik faturayı bir şekilde nakite çevirebiliyorlar.
Nasıl mı?
Çok sayıda Yapı Kooperatif Başkanı, Müteahit ve benzeri kişiler harcanan malzeme olarak gösteriyor ve parasını alıyor.
Biz kimseyi töhmet altında bırakmak istemiyoruz ama bunlar bir gerçek.
Sonuçta 100 Bin YTL’lik demir faturası en az 50 Bin YTL’ye satılıyor ve ardından da elinzide kalan 100 Bin YTL’lik değerindeki demirinizi de bir şekilde elden çıkar.
Elinde kalan faturasız demirine sahip çıkmazsan mazallah birileri satıverir.
İşte 100 Bin YTL bir hafta gibi kısa bir sürede 150 Bin YTL oluversin. En az 50% kar.
Ne güzel ticaret.

KARABÜK GERÇEK HABER YOĞUN İLGİ İLE KARŞI KARŞIYA

Posted in Karabük Gerçek Haber on 23 Ekim 2007 by karabukgercekhaber

Karabük Gerçek Haber olarak yayına soktuğumuz Blog’umuz yoğun ziyaretçi akınına uğradı! Beklenmedik bu yoğun akış sitemizde bazı değişiklikler yapmamızı gerektiriyor. Bunlardan en önemlisi sitemizi taşımak olaçaktır.

 

  • http://karabukgercekhaber.wordpress.com’den tam geçişimizi ve bununla birlikte oluşaçak mirror-adreslerini size yakında bildireçeğiz…

Site istatistiklerin verdiği değerler Karabük’ün “Gerçek Habere” ihtiyaç duyduğunu gösteriyor, bundan dolayı tüm okurlarımıza teşekkür ederiz.

KARABÜK DEVLET HASTANESİ, YAP BOZ TAHTASINA DÖNDÜ

Posted in Sağlık on 22 Ekim 2007 by karabukgercekhaber

Daha beş sene öncesine kadar yapıldığı sırada “Bu böyle olmaz, bir yangın sırasında büyük tehlike oluşturur.” Denilen hastanenin PVC duvar kaplamaları şimdi tek tek sökülüyor.

Yüksek paralar ödenerek hastanenin her tarafını PVC kaplama ile örten Başhekim Nurullah Soyhan, şimdi bu duvar kaplamalarını söktürerek yerine başka bir şey yaptırıyor.
Eh.. boşuna dememişler “Devletin malı deniz, yemeyen keriz.”
DiyeYa da biz şöyle mi desek “Arap yağı bol bulunca orasına burasına sürermiş.”

SAFRANBOLU BELEDİYESİ HİZMET ARAÇLARINI DA ALDI

Posted in Siyaset, Ticaret on 22 Ekim 2007 by karabukgercekhaber


AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Uğur Çalışkan bir çok devlet kuruluşunun hizmet araçlarının ihalesini almakla gündeme oturmaya başlamıştı.
Daha düne kadar karşı karşıya olduğu Safranbolu Belediyesinin hizmet araçları ihalesini de aldığı belirtilen Uğur Çalışkan bu gidişle bir araç filosu kurmayı başaracak gibi.
Ne diyelim “Allah yürü ya kulum.” Demiş bir kere.

SAFRANBOLU DEVLET HASTANESİN’DE NELER OLUYOR?..

Posted in Sağlık, Ticaret on 22 Ekim 2007 by karabukgercekhaber

Safranbolu Devlet Hastanesinin Müdürü Yahya Sanlı’yı, Hastanenin Yemek Müteahitliğini Yapan Tanınmış Restaurant Sahibi Derya Pide’nin Sahibi Rasim Erkaş Tarafından Dövdürdüğü İddia Ediliyor.
Yaklaşık iki senedir Safranbolu Devlet Hastanesinin yemek hizmetini veren Derya Hazır Yemek Şirketi’nin sahibi Rasim Erkaş’ın nedeni bilinmeyen bir sebepten dolayı, hastanenin müdürü Yahya Sanlı’yı dövdürdüğü kamuoyunda konuşuluyor.
Konuyla ilgili konuşulan iddialar ise bir hayli ilginç.
Güya, yemek şirketinin sahibi ile hastane müdürü, verilen yemeklerde uzun bir süre fazla faturalandırma yapmışlar ve daha sonra ise nedense bu uygulama sona erince tabir yerinde ise eski ortaklar düşüvermiş birbirine.
Yemek firması sürekli yapılan kontrollerde ceza yemeye başlamış. Demek ki canına tak etmiş ki, kendisine ceza uyguladığı için hastane müdürünün sertçe bir kulağını çektirivermiş.
Hey Allah’ım…
Ne kadar sahipsiz bir memleket de yaşıyoruz.
Nerede bu ilin yetkilileri…
Bir duyan yok muuuu?..

BU NASIL MESAI ARKADAŞLIĞI?..

Posted in Siyaset, İş on 22 Ekim 2007 by karabukgercekhaber

Safranbolu Belediye Başkanı Nihat Cebeci, belediye çalışanları için “Mesai arkadaşlarım” diye hitap eder.
Ama her nedense mesai arkadaşlarım diye söylediği işçilerine ise bir türlü doğru dürüst maaş dağıtamayan Belediye Başkanı Nihat Cebeci’nin mesai arkadaşları pek o kadar umurunda değil gibi.
Neden mi?
Daha bir ay önce yapılan Altın Safran Belgesel Film Festivalinde, bir dünya para harcandı. Safranbolu Belediyesine fatura kesmeyen kalmamış.
Festival öncesi ve sonrası sayın başkan ak’a b..k’a para ödemiş.
Eee.. sıra mesai arkadaşlarına gelince booooşveeerr mi… oluyor.
O harcanan paralarında bir gün hesabı sorulur be sevgili mesai arkadaşlarımız.