İş kategorisi için arşiv

Karabük Beşbinevler Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekim ile ilgili okur mektubu

Posted in Sağlık, İş on 4 Kasım 2007 by karabukgercekhaber
  • BİR OKUYUCUMUZDAN GELEN E-MAİL ÜZERİNE YILLARDIR GİZLİ KALAN BİR OLAY KAMUOYUNA YANSIMIŞ OLUYOR…
  • BAKIN BEŞBİNEVLER KADIN DOĞUM VE ÇOCUK HASTANESİ BAŞHEKİMİ DR. YÜKSEL KURBAN’IN NASIL BAŞHEKİM OLDUĞU YÖNÜNDE BU ZAMANA KADAR GİZLİ KALMIŞ AKLA GELMEYECEK BİR ENTRİKA…

Dr. Yuksel Kurban

Karabük Gerçek Haber’e bir okuyucumuz ilginç bir e-mail göndermiş. Hatta gönderdiği e-mail de resmi belgelerde var. İşte bir okuyucu mektubu ile bu zamana kadar gizli kalmış bir haber.

Karabük’te bazı basin mensuplarina bir yıl önce intikal edilmesine rağmen hiçbir gün haber olmadığı ifade edilmekte. Bu haberin yerine neden çevre haberi yapıldığını da hep merak ettiğini söylüyor…

Şimdi bakın bir doktor nasıl hastanın ağrılarını kesme yerine şeytanın aklına bile gelmeyecek bir ayak oyunu ile baş ağrısı oluşturuyor;

2007 Ocak ayı ortalarında (bizim elimize henüz yeni ulaşan) Karabük basınının bazı mensuplarına aşağıda gördüğünüz evrak ulaştırılıyor. Basit bir şekilde yazılan evrakın yanında Karabük Cumhuriyet Başsavcılığına ait bir dosya numarası olmasa belki de ciddiye alınacak bir okuyucu mektubu değildi.

Beşbinevler Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekimi Dr. Yüksel Kurban’ın 22. Dönem Karabük Milletvekili olan Hasan Bilir’in desteği ile başhekimlik koltuğuna oturduğu iddia ediliyor (karşılığı her ne olduysa). Tabii ki bunun altyapı hazırlıklarını Beşbinevler Kadın ve Doğum Çocuk Hastanesi başhekimi Yüksel Kurban, zamanın başhekimi olan Dr. Murat Şahin’e attığı çamur ile altını çizerek başlamış.

Bunu nasıl mı yapmış..?

Bir SMS mesajı gönderilir dönemin başhekimi Murat Şahin’e. Aynı hastanede görev yapan Dr. Ahmet Babacan’ın cep numarasının gönderici olarak girilip Murat Şahin’in cep telefonuna gönderilen mesaj bir hayli rahatsız edici bir içerik taşıyormuş.

Bu mesajın peşinden gelen olayları ise kimse tahmin edemez.

Kendi telefon numarasından mesaj gönderildiği iddia edilen Dr. Ahmet Babacan, Murat Şahin hakkında iftira’dan Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur. Murat Şahin’de Ahmet Babacan hakkında hem mesajı gönderdiğinden dolayı, hemde iftira attığından dolayı suç duyurusunda bulunur.

Ahmet Babacan’ın istenilen cep telefon kayıtlarında böyle bir mesajın gönderilmediği ortaya çıkar ve mesajı alan Murat Şahinin suçlu pozisyona düşer, ardından mesajı kendi kendine gönderildiği düşünülür. Murat Şahin hakkında açılan dava şahsiyetini küçük duruma düşürücü olmakla birlikte çevresinde saygınlığını yitirme ile uzun vadeli başhekimlik görevini kaybetmekle sonuçlanır.

Murat Şahinin başhekimlik döneminde yardımcısı ise Ahmet Babacan’ın kendisidir ve tesadüfler bitmez. Yüksel Kurban’ın başhekim yardımcılığını da uzun bir dönem Babacan yapmıştır.

Gelelim 2004 Haziran ortalarında gönderilen mesajın içeriğine, şimdi bu daha da küçük kafa ne yazmış veya yazdırmış: “Ne olursa olsun seni o koltuktan indireceğim. Bunu sen istedin. Bu benim boynumun borcu olsun.”

Böyle bir mesajı kim gönderdi veya kim gönderebilir? Aradan 2,5 yıl geçmesine rağmen Adını savcılığa ve basın mensuplarına gönderdiği dilekçe de gizlemeyen Akif Din’ adlı bir vatandaşın bu SMS’i gönderdiği ortaya çıkar. Aslında bu olayın gerçek yüzü de bu sayede olur. Bu SMS’i o zaman kayınbiraderi olan Yüksel Kurban’ın isteği üzerine gönderdiğini belirtir. O dönem Yüksel Kurbanın eniştesi olan Akif Din’ Karabük Gerçek Haber’e gönderdiği hikayede bakın neler demiş;

Akif Din: “28. Haziran 2004 tarihinde benden içeriği saçma olmasına rağmen kayınbiraderim olan Yüksel Kurban’ın isteği üzerine, kendisine güvendiğimden dolayı o mesajı gönderdim. Bunun arkasında büyük fesatlıktan ziyade geçici bir şaka olduğunu düşündüm.

Aslını öğrenince Karabük Cumhuriyet Savcılığına elinizde olan dilekçe ile bildirdim ve ilgili şahıslardan özür diledim. Yapabileceğim bu kadardı. Savcılığın sonradan bu olayı soruşturmaya yer vermediğine de bir anlam veremiyorum, çünkü iki mağdur var ortada.

Böyle bir mesajın gönderilmesinin yanlış olduğunu tabi ki biliyordum, ama Yüksel Kurban’ın bu olayı kötüye kullanacağını hiç düşünmedim. Cep numaraları bana tanıdık değildi. Hayatımda ne Murat Şahini, ne de Ahmet Babacanı görmedim. Bunu benden istediğinde o Karabük’te ben ise Ankara’daydım ve evinde olan birisine bu şakayı yapacağını düşünmüştüm. Murat Şahin ile sonraki konuşmalarımda bu olayın savcılık tarafından kapandığını öğrendim.’

Karabük Cumhuriyet Başsavcılığında hazırlık dosya numarası 2006/3932 olan bu olayın neden takipsizlikle sonuçlandığına da bir türlü anlam veremiyorum.”

Bir diğer ilginç konu ise bu haberin Karabük basınında neden yer almamış olmasıydı. Hatta bir diğer husus ise 2. Haziran 2002 tarihinde Yüksel Kurban’ın henüz 17 yaşında olan zeka özürlü hastasını dövüp bu olayı gören şahitliler eşliğinde yargılanmasına rağmen neden insanların hastalığını çözmesi yerine hastalık yaratmasına izin verilmesi. Birçok kaynak bazı kişilere sus payı verildiğini ve yukarıda bahsedilen eski AKP Milletvekili Hasan Bilir tarafından korunduğu yönünde iddialar oldu.
Almanya’da yaşadığını belirten Akif Din’in gönderdiği bu okuyucu mektubundaki resmi evrak:

mypicsav.jpg

Bu olayı okuyunca insanın aklına sadece şu atasözü geliyor:

Büyük kafalar proje ve fikirlerle, orta kafalar olaylar ile hadiselerle, küçük kafalar ise kişilerle uğraşır.

Acaba başka bir ülkede olsa bu şahıs mesleğini halen sürdürebilir miydi sorusunu sormaktan cekinmiyoruz. Allah bu ülkeye akıllı doktorlar versin, ne diyelim…

Ve tüm okuyucularımıza bir kere daha seslenerek; “Böyle gizli kalmış ve kamuoyunun bilmesi gereken yaşanmış olayları evrak ve deliller ile birlikte bize gönderin. Biz de yayınlayalım. Hiçbir şey gizli kalmasın.

BU NASIL MESAI ARKADAŞLIĞI?..

Posted in Siyaset, İş on 22 Ekim 2007 by karabukgercekhaber

Safranbolu Belediye Başkanı Nihat Cebeci, belediye çalışanları için “Mesai arkadaşlarım” diye hitap eder.
Ama her nedense mesai arkadaşlarım diye söylediği işçilerine ise bir türlü doğru dürüst maaş dağıtamayan Belediye Başkanı Nihat Cebeci’nin mesai arkadaşları pek o kadar umurunda değil gibi.
Neden mi?
Daha bir ay önce yapılan Altın Safran Belgesel Film Festivalinde, bir dünya para harcandı. Safranbolu Belediyesine fatura kesmeyen kalmamış.
Festival öncesi ve sonrası sayın başkan ak’a b..k’a para ödemiş.
Eee.. sıra mesai arkadaşlarına gelince booooşveeerr mi… oluyor.
O harcanan paralarında bir gün hesabı sorulur be sevgili mesai arkadaşlarımız.

DEVLETIN RESMI OKULLARINDA YASAK KÖMÜR MÜ YAKILACAK?

Posted in Siyaset, Ticaret, Vitamin İ, İş on 19 Ekim 2007 by karabukgercekhaber

KARABÜK İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ İLKÖĞRETİM OKULLARININ KIŞLIK YAKITLARINI KARŞILAMAK İÇİN YAPTIĞI İHALE SONRASI KÖMÜRLERİ VEREN FİRMA’NIN KARABÜK’E SOKULMASI YASAK KÖMÜR KARIŞTIRARAK VERDİĞİ İDDİA EDİLİYOR…
Karabük İl Milli Eğitim Müdürlüğü il genelindeki tüm ilköğretim okullarının kışlık yakıt ihtiyacı için bri ihale yapmıştı. Yaklaşık 2Bin 500 ton Zonguldak Taşkömürü ile 100 Ton ithal kömürü kapsayan ilk ihaleyi Karabük’de faaliyet gösteren Ustaoğlu Kömür Şirketi almıştı.
İhalenin yapıldığı tarihte Karabük Valiliği İl Çevre Komisyonu tarafından Zonguldak Taş Kömürünün yasaklanması nedeniyle ihale iptal edilmişti.
İhalenin iptalinden bir süre sonra Zonguldak taş kömürü’nün Karabük iline sokulma yasağı kaldırılmış ve Karabük İl Milli Eğitim Müdürlüğü iptal edilen ihalenin aynı özelliklerinde tekrar bir ihale açmış ve bu ihaleyi de yine Karabük’de faaliyet gösteren Karadeniz Madencilik Şirketi almıştı.
İhale şartnamesi gereği il genelindek tüm ilköğretim okullarına belirlenen oranlarda kömürler teslim edildi.
Kömürler teslim edildi edilmesine ama Karabük iline kesinlike girmesi yasak olan tüvenen denilen kalitesizi kömür karışımı yapıldığı haberleri yayılmaya başlandı.
Her kış Karabük’ün en büyük sorunu olan hava kirliliğinin başlıca nedenlerinden biri olan bu kalitesiz kömürler acaba şimdi devletin okullarında damı yanacak?
Karadeniz Madenciliğin ilköğretim okullarının kalörüferlerinde yakılmak üzere dağıtılan 2 bin 500 tona yakın kömürün yaklaşık 800 tonunun tüvenen denilen kalitesiz kömürden oluştuğu iddia ediliyor.

KÖY-DES PROJELERİNDE YENEN PARALARIN KOKUSU YAVAŞ YAVAŞ ÇIKMAYA BAŞLADI

Posted in Ticaret, İş on 19 Ekim 2007 by karabukgercekhaber

Karabük İl Özel İdare Genel Sekreteri Mehmet Uzun ve Bazı Şube Müdürlerinin KÖY-DES Projesi Çerçevesinde Rüşvet Aldıklarına Dair Ağır Ceza Mahkemesinde Yargılanıyorlar.
KÖY-DES Yeni Zenginler Oluşturdu
Merkezi Hükümetin yurt genelinde uyguladığı KÖY-DES Projesinde sadece Karabük ilinde 2.5 sene gibi bir sürede 30 Milyon YTL’den fazla ödenek harcandı.
30 Milyon YTL karşılığı Karabük Köylerine yol, içme suyu ve diğer hizmetler getirilmeye çalışılmıştı.
Genellikle ihalelerin tamamını İl Genel Meclisi üyelerinin yönettiği ve kendilerinin aldığı Karabük Kamuoyunda sıkça dile getirilmişti. Hatta bazı İl Genel Meclisi Üyeleri pişkinliğin bu kadarına pes denilecek şekilde, şirket kurarak Kamu İhale Yasası dışında verilen bir çok Köy-Des İhalelerini aldılar.
30 Milyon YTL’lik KÖY-DES ödemelerinde göstermelik yapılan ihalelerin hemen hemen tamamına yakınını iktidar partisine yakın olanlar aldılar.
KÖY-DES ihaleleri sayesinde bir çok AKP’li parti yöneticileri daha düne kadar aç gezerken büyük paralar kazandılar.
MÜTEAHİT, SİYASET VE BÜROKRAT PİSLİĞİ

insaat

KÖY-DES ihaleleri başladığından bu yana siyasetçilerin bir çoğu olan AKP’li İl Genel Meclisi üyeleri, Parti Yöneticileri, eşleri, dostları ve akrabaları, gerek müteahitlik yapmaya başladılar, gerekse mevcut müteahitler ile ortak oldular.
Tüm bu gelişmeler doğrultusunda Köy Hizmetleri, İl Özel İdare, İl Genel Sekreterliği ve Bayındırlık Müdürlüğündeki bir çok amir ve memur bir şekilde bu rant çarkının içinde kendilerini bir şekilde buldular. Söz konusu kurumlardaki bir çok yetkili memurun müteahidler ve bu işlerin içinde olan siyasiler ile sıkı ilişkiler kurdular.
Bu olayların tamamı Karabük gündeminde zaman zaman dile getirilmişti.
VE İŞTE İL GENEL SEKRETERİ İLE BAZI MEMURLAR RÜŞVETTEN YARGILANMAYA BAŞLANDI
İl Genel Sekreteri Mehmet Uzun ve emrindeki bazı memurlar müteahitlerden rüşvet aldıkları için Karabük Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmaya başlandılar.
İL Genel Sekreterliği bünyesindeki bir mühendisin İL Genel Sekreteri Mehmet Uzun’un müteahitlerden alınan paralardan haberi olduğunu ileri sürdü.
Mahkeme devam ediyor.
30 MİLYON YTL KARŞILIĞINI BULABİLDİ Mİ?..
KÖY-DES PRojeleri çerçevesinde yapılan ilşer acaba tam karşılığını bulabildi mi?..
İşte bu soru sürekli birileri tarafından dile getiriliyordu. Yani bir köyün 100 bin YTL’ye alınan yol veya içme suyu gibi bir işi çeşitli yöntemler ile keşif bedelinin yarısına bile varmayacak maaliyetler ile yapıldığı ifade ediliyor.
Hatta 22 Temmuz Erken Genel Seçimlerinde MHP karabük Milletvekili adayı İlhami Yılmaz 30 Milyon YTL ödeneği yapılan KÖY-DES işlerinin tamamının 15 Milyon YTL’yi bulmadığını iddia etmişti.
Yani hükümet sadece Karabük’te 15 Milyon YTL gibi bir rakkamı kendi yarattığı yeni zenginlere mi dağıttı.
Tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan bu paralar acaba kimlerin kasasına haksız bir şekilde girdi?